MSB’den İki Yüzlü Uygulama: Teğmenlere Cezalar, Astsubayı Darp Eden Generale Sessizlik

MSB'den İki Yüzlü Uygulama: Teğmenlere Cezalar, Astsubayı Darp Eden Generale Sessizlik

Milli Savunma Bakanlığı’nın, “Atatürk’ün askeriyiz” diyen teğmenleri ordudan tasfiye etmesi toplumsal vicdanı yaralarken, kışlada bir astsubayı darbeden generale ceza verilmemesi büyük bir tepkiyle karşılandı. Gazeteci Müyesser Yıldız, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki disiplin süreçleri hakkında eleştirilerini köşesine taşıdı. Yıldız, kışladaki darp olayının ardından disiplin sürecinde yaşanan eksiklikleri gündeme getirerek, “Adalet terazisi, kimseyi ‘servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmadığı’ günleri görebilecek miyiz?” sorusunu sordu.

Yıldız’ın yazısından öne çıkan noktalar şöyle: “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin özünde disiplin vardır” ifadesini sıkça duyuyoruz, değil mi? Örneğin, 2024 Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde teğmenlerin kendi aralarında kılıç çekip, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demeleri gibi. Ancak bu durum, devlet yetkilileri tarafından da sorgulandı. Devletin başı, “Bu kılıçları kime çekiyorsunuz?.. Bunları temizleyeceğiz.” diyerek, ilk etapta 5 teğmenin TSK’dan atılmasına neden oldu. İkinci gruptaki teğmenler ise disiplin cezasına çarptırıldı.

Geçtiğimiz hafta gündeme gelen darp iddialarıyla ilgili MSB, “Bir tugayımızda yaşanan olay” başlığı altında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde disiplini korumanın şart olduğunu vurguladı. Ancak MSB’nin açıklaması, önemli eksiklikler barındırıyor. Olayla ilgili soruşturma izni verilmesine rağmen, astsubaya darp eden tugay komutanı hakkında hukuki süreç başlamış olsa da, bu sadece adli bir süreç olarak değerlendiriliyor. İddialara göre, olay sadece darp ile sınırlı olmayıp, “tehdit ve hakaret” içeriyordu. Ancak MSB, yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle bu suçlamalarla ilgili soruşturma izni vermedi. Avukat İbrahim Yılmaz, bu durumu Danıştay’a taşıdı.

Teğmenler ile Tümgeneral Mete Kuş’a yönelik disiplin süreçlerini hatırladığımızda, 5 teğmenin ihraç edildiği, diğerlerine ise disiplin cezası verildiği görülüyor. Ancak Tümgeneral Kuş’un durumu hakkında MSB’nin açıklamaları, ceza verilip verilmediği konusunda belirsizlik taşıyor. Disiplin cezası, Askeri Ceza Kanunu’na göre “astına kötü muamele” olarak tanımlanmakta ve bu durumun karşılığı “hizmet yerini terk etmeme” cezasıdır.

Soruşturma sürecinde generale verilen görev, astsubayın yaşadığı mobbingin devam etmesine yol açtı. Astsubaya, bir kez daha “karargâha adım atmaktan” savunma alındı, ancak disiplin amiri ceza vermedi. Sonuç olarak, astsubay olaydan 4 ay sonra, daha önce maruz kaldığı darp ile ilgili bir dilekçeyle tayin talep etti ve ancak Mart ayında tayin alabilidi. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki disiplin anlayışının sorgulanmasına neden oldu.

Author: Tolga Demir