Kalp damarları 10 saniyede görüntüleniyor, teşhis kolaylaşıyor

Koroner Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi: Kalp Damarlarını Detaylıca Görüntülemek İçin Müthiş Bir Yöntem

Halk arasında “sanal anjiyo” olarak da bilinen koroner bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografi, kalp damarlarının cerrahi müdahale gerektirmeden detaylı bir şekilde incelenmesine olanak tanıyan harika bir teknolojidir.

Bu yöntem, henüz belirgin bir darlık oluşturmayan fakat ileride kalp krizine sebep olabilecek plakların erken aşamada tespit edilmesini sağlayarak hastaların yaşam tarzlarında değişiklik yaparak ve uygun tedavilerle risk faktörlerini kontrol altında tutmasına yardımcı olur.

Ayrıca işlemin sadece yaklaşık 10 saniyede tamamlanması ve hastanede yatış gerektirmemesi, hasta konforu açısından bu yöntemi önemli bir seçenek haline getirmektedir.

Üç yıldır hastanelerde aktif olarak kullanılan bu yöntem, yılda yaklaşık 2 bin hastaya uygulanmaktadır.

“Hastalık Kapıyı Çalmadan Önlemini Alabiliyoruz”

KOÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Çakır, kalp damar hastalıklarının dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını ve teknolojinin bu hastalıklara karşı en güçlü “silah” olduğunu belirtti.

Çakır, gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde, riskin krize dönüşmeden önce belirlenebildiğini vurguladı.

Koroner BT anjiyografinin klasik anjiyodan farklı olarak, sadece ciddi daralmaları değil, kan akışını henüz engellemeyen küçük plakları ve damar duvarındaki kireçlenmeleri de gösterebildiğini belirten Çakır, “Kateter anjiyografi, halen en değerli bilgiyi sağlayan yöntem olmasına rağmen, risk faktörleri bulunan hastalarda son zamanlarda daha fazla koroner BT anjiyografisinin tercih edildiğini” belirtti.

Çakır, hastanın yatışa ihtiyaç duymadığını ve işlemin sadece kol damarından yapılan bir yol ile yaklaşık 10 saniye sürdüğünü aktardı.

İlaçlı tomografi çekiminden sonra hastaların yürüyerek evlerine veya işlerine dönebildiğini belirten Çakır, “Yeni teknoloji ve hızlı görüntüleme cihazları sayesinde nabız çok düşürülmeden işlem kısa sürede tamamlanmaktadır. Bazı hastalarımız, çevredeki dokuyu da görebildiğimiz akciğer veya kemik hastalıklarını keşfediyoruz ve tedaviye başlıyoruz. Bu sayede çok sayıda hastamız sağlıklarına kavuşmaktadır.”

Çakır, “Bu bir tarama yöntemi değil, bir tanı yöntemidir. Elde edilen görüntülere bağlı olarak bazı hastalar ileri inceleme ve tedavi amacıyla anjiyografiye yönlendirilebilirler. Damar daralması durumuna bağlı olarak stent yerleştirilmesi veya baypas ameliyatı planlanabilir. Ancak ciddi bir darlık saptanmayan hastalarda, yaşam tarzı düzenlemeleri, risk faktörlerinin kontrol altında tutulması ve gerekli tedavi ile kalp krizi riski azaltılabilir. Bu sayede hastalar, daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürme şansına sahip olurlar. Yani hastalık gelmeden önlemini almış oluyoruz.” şeklinde devam etti.

Ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol veya sigara kullananlar risk altındadır. EKG veya efor testi sonuçlarıyla şüpheli durumda olan hastalarda bu yöntem başarıyla kullanılabilmektedir.