Ankara’da yaşanan olay, ekonomik sıkıntıların boyutunu gözler önüne serdi. Hacı Bayram-ı Veli Camii önünde, Mehmetçik hayrına dağıtılan elmalar için vatandaşlar arasında yaşanan izdiham, toplumun geçim derdinin ne denli büyük olduğunu gösterdi. 12 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen olayda, ücretsiz dağıtılan elmadan almak isteyen kalabalık, birbirini ezerek, adeta bir yarış içine girdi.
Dağıtımın yapıldığı yerden tanıdık bir ses yükseldi; 76 yaşındaki Muhammet Yılmaz, halk arasında “Elmacı Dede” olarak biliniyor. Denizli’deki bahçesinden topladığı elmaları, Türk Polis Teşkilatı’nın 181’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla şehitler anısına Ankara’ya getiren Yılmaz, bu iyi niyetli ikramın bu denli büyük bir gerginliğe yol açacağını tahmin edemedi.
İzdiham sırasında vatandaşlar arasında başlayan sözlü tartışmalar kısa sürede itişmelere dönüştü. Güvenlik güçleri olaylara müdahale ederken, bazı yaşlı vatandaşların bastonlarıyla birbirine girmesi dikkat çekti. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde, bir kasa elma almak için yaşanan mücadeleler, toplumun ekonomik durumunu bir kez daha gündeme taşıdı. Tepkiler de sert bir şekilde gelmeye başladı; “İnsanlar aç dediğimizde inanmayanlar, bu görüntülere baksın” yorumları öne çıktı.
Araştırmalar, kağıt üzerindeki gelir verileri ile vatandaşların gerçek yaşam koşulları arasındaki uçurumun giderek büyüdüğüne dikkat çekiyor. Birçok kişi, artık meyve ve sebze alırken kilogram yerine tane ile alışveriş yapmaya başladığını ifade ediyor. İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez, pazarcı esnafının bu durumu doğruladığını belirtti ve “Bazen bir elma alıp evde bölüşenler var” ifadesini kullandı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, açlık ve sefalete mahkum edilen milyonların sorumlusunun hükümet olduğunu vurguladı. “Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ifade özgürlüğünü engellediğini” belirten Yıldırım, “Çocuklarımız aç kalıyorsa, kirayı ödeyemiyorsan, konuşmaktan korkuyorsan, bu durumun sorumlusu sarayda oturandır. Bu durumu değiştirmekte irade gösterilmelidir” dedi. İktidarın politikalarının, halkın büyük bir bölümünü yoksullaştırdığını savunan Yıldırım, asgari ücretle yaşamaya çalışanların gerçek durumunu gözler önüne serdi.