Birleşmiş Milletler yerine neden Barış Kurulu?

“`html

Dünya tarihinin en yıkıcı savaşlarından ikisinin ardından 26 Haziran 1945 tarihinde imzalanan Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması ile kurulan BM, günümüzde ne durumda? Uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin temel taşlarından biri olarak kabul edilen bu kuruluş, üyelerine karşı hakların koruyucusu olma niteliğini uzun bir süredir kaybetme riski ile karşı karşıya. Bugün ise BM’nin etkisizliği, Gazze’deki insani krizle bir kez daha gözler önüne serilmiş durumda. Bu bağlamda gündeme gelen “Gazze Barış Kurulu” ve onun üst yapısı olarak kabul edilen “Barış Kurulu” olgusu, dikkate alınması gereken önemli bir gelişme. Özellikle Rojava’daki ablukalar ve Ortadoğu’daki yeni kriz senaryoları, BM’nin gündeminde yer almıyor. Bu durum, kuruluşun görevlerini icra etme konusundaki yetersizliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Gazze Barış Kurulu

İlk olarak “Gazze Barış Kurulu” adı altında 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısıyla başlayan çatışmaların ardından, İsrail’in soykırım ve yerleşimci mülk edinme politikalarının ortaya koyduğu insanlık dramına bir çözüm sunma amacıyla gündeme gelmiştir. Eylül 2025’te ABD, kurulu BM Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) önerdi. “Gazze Barış Kurulu”, 17 Kasım 2025’te BMGK toplantısında 15 üyeden 13’ünün onayı ile kabul edildi ve kuruluş amacı olarak; “Gazze Bölgesi’nde istikrar sağlamak, güvenilir ve yasal yönetim oluşturmak ve bölgenin yeniden inşasına katkıda bulunmak” ifade edildi.

Barış Kurulu

Gazze’yi kapsayan yönetim ve yeniden inşa meseleleri, “Gazze Barış Kurulu”nun önerilerinin temelini oluşturmasına karşın, Donald Trump 15 Ocak 2026 tarihinde bu kurulu “Barış Kurulu” olarak adlandırdı. Bu adımda, “BM hiçbir yardımda bulunmadı” ifadesiyle kişisel bir tavır sergiledi. Medyaya yansıyan bilgilere göre, Barış Kurulu, BMGK’nın yerini alma potansiyelini taşıyor ve yalnızca Gazze ile sınırlı olmayacağı, kalıcı üyelik için ülkelerden bir milyar dolar talep edeceği yönündeki açıklamalarla dikkat çekti. Dünya kamuoyu, iki ayrı barış kurumunun faaliyete girmekte olduğunun farkına vardı.

Taraf Olan Ülkeler

ABD yönetimi tarafından “Barış Kurulu”na davet edilen ülkeler arasında Arnavutluk, Arjantin, Azerbaycan, Bahreyn, Belarus, Birleşik Arap Emirlikleri ve daha birçok ülke bulunmaktadır. Bu ülkelerin bir kısmı, belirli şartlarla bu daveti kabul etti. Bununla birlikte Azerbaycan, Ermenistan, Fas gibi bazı ülkelerin vatandaşlarına yönelik ABD’ye giriş kısıtlamaları mevcut. Ayrıca Fransa, Norveç, İspanya gibi ülkeler daveti açıkça reddetti.


Davos’ta Gazze için Barış Kurulu imza töreni

Davos’ta Gazze için Barış Kurulu imza töreni

22 Ocak 2026

Yürütme Kurulları ve Üyeleri

“Barış Kurulu” ve “Gazze Barış Kurulu” ile ilgili gelişmeler hızla devam ediyor. ABD’li yetkililerin ifadesine göre “Barış Kurulu”nun yürütme kurulunda önemli isimler bulunuyor; Marco Rubio, Steve Witkoff, Jared Kushner, Tony Blair gibi bireyler bu kurulda yer alıyor. Nickolay Mladenov’un da yürütme kurulunun günlük işlerini yürüteceği ortaya çıktı. Bu kişiler, ABD’nin nasıl bir dünya düzeni inşa etmek istediğine dair önemli ipuçları vermektedir.

Ayrıca, “Gazze Barış Kurulu”nun yürütme kurulundaki diğer üyeler arasında Reem Al-Hashimy, Sigrid Kaag, Yakir Gabay gibi isimler bulunmaktadır. Ancak, bu kurulun ne zaman faaliyet göstermeye başlayacağı ve görev dağılımı henüz netlik kazanmadı.

Kasım 2025’te BM’de Yaşananlar

“Gazze Barış Kurulu”nun kuruluş önerisi, ABD’nin daimî üye olduğu BMGK’ye sunulmuş ve olumlu oy verilerek kabul edilmiştir. Önemli olan bu süreçte, Çin ve Rusya dışında hiç kimsenin hayır oyu kullanmamış olmasıdır. Bu durum, “Barış Kurulu”nun inşa edilmesi için BMGK dışında başka bir yapının desteklenmesine olanak tanımaktadır. Bu gelişmeler ne anlama geliyor?

Kapitalizmin Krizleri

Kapitalizmin içindeki krizler, neoliberal politikalar ve bunlara yönelik siyasi adımlar ile çözüm bulunamadığı yüz yıllardır süregelmektedir. Neoliberal politikaların etkisi, artık kapitalizmin içinde bulunduğu durumu düzeltme kabiliyetinden çok uzak. Bu nedenle, sermaye sahiplerinin dünya çapında çözümler arayışları sürekli yoğunlaşmaktadır.

Sermaye Sahiplerinin Görünmezliği

21. yüzyılın ikinci çeyreğine geldiğimizde, uluslararası insan hakları ve adaletin yok sayıldığı bir ortamla karşı karşıyayız. ABD, bu yeni dünya düzeninin hukuksal çerçevesini oluşturmaya başladı. Ancak, kapital sahiplerinin görünmez kalmayı sürdürdüğünü, sorumlulukların devlet yöneticileri ve Trump gibi figürlere yüklenmek istendiğini gözlemliyoruz.

Daha Geç Olmadan

BM’ye yönelik bu operasyon, dünya için yazılmaya çalışılan yeni hukukun hayata geçirilmesi amacını güdüyor. BM’nin resmi olarak dağıtılması, kapitalizmin krizine önemli bir darbe vuracaktır. Bu nedenle, BM üzerinden gerçekleştirilen olayların takip edilmesi, toplumsal bilinçlenme sağlanması ve halkların ortak direnişinin öznesi olmamız gerekmektedir. Zaman, enternasyonalist mücadele ve örgütlenme zamanıdır.

Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu‘nun bianet’te yayımlanan diğer yazıları için tıklayın.

(OH/TY)

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir