Anayasa Mahkemesi, 16 Ekim’de “Gezi Parkı Davası” kapsamında yaklaşık 4 yıldır tutuklu olan şehir plancısı Tayfun Kahraman hakkında “Adil Yargılanma Hakkı”nın ihlal edildiğine dair gerekçeli kararını açıklamıştı. Yüksek Mahmeke, “Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkı”ndan kaynaklanan güvencelere uyulmadığına hükmetti.

YARGILANMANIN YENİLENMESİ KARARI BEKLENİYORDU
AYM’nin kararının ardından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin cezaevinde ciddi sağlık sorunları da yaşayan Kahraman hakkında “Yargılamanın Yenilenmesi Kararı” vermesi bekleniyordu.
“VERA’YA NE DİYECEĞİMİ BİLMİYORUM”
Tayfun Kahraman’ın talebinin mahkeme tarafından reddedilmesinin ardından Kahraman’ın eşi Dr. Meriç Demir Kahraman sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. “Bize bunları neden yaşatıyorlar anlamıyorum” ifadelerini kullanan Meriç Demir Kahraman, kızları Vera’ya konu hakkında ne diyeceğini bilmediğini, umutlu olmak istediğini ancak zorlandığını ifade ederek şunları söyledi:
Bugün sabah Silivri’de Tayfun ile görüştük, karardan habersiz, umutla birbirimize sarıldık. Şu an gerçekten çok üzgünüm. Vera’yı okuldan alacağım ve ona ne diyeceğimi bilmiyorum… Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadığında ne yapılır bilmiyorum. Biz kimseye zarar vermedik, biz hayatımız boyunca kimseye kötülük etmedik, şimdi bize bunları neden yaşatıyorlar anlamıyorum. Hayatım boyunca hayal dahi edemeyeceğim bir zulmün hedefi olmanın ağırlığını kelimeye dökemiyorum. Umutlu olmak istiyorum, zorlanıyorum. Göz göre göre, masum olduğumuz halde ailemize çile çektirilirken ne denir, ne yapılır cidden bilmiyorum. Kimsenin buna engel olamamasının çaresizliğini tarif edemiyorum. Perişan haldeyiz.
MAHKEME AYM’Yİ YETKİ GASPI İLE SUÇLADI
halktv.com.tr yazarı İsmail Saymaz, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği hak ihlali kararı üzerine yapılan “yeniden yargılama yapılması” talebini reddettiğini duyurdu.

AYM’yi “yetki gaspı yapmakla” suçlayan mahkeme, kararında şu ifadeleri kullandı:
“Anayasa Mahkemesi somut olayda bireysel başvuru incelemesi sonucu hak ihlali kararı verirken adeta temyiz makamı gibi hareket etmiş, oluşturmuş olduğu gerekçede hem Anayasa’ya hem de kanunun emredici hükmüne açıkça aykırı hareket ederek “Yetki Gaspı”nda bulunmuştur.”