Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalar sonucunda elde edilen veriler ışığında Türkiye Diri Fay Haritası’nı güncelledi. Özellikle 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından hız kazanan çalışmalar neticesinde, Türkiye’deki diri fay sayısı 485’ten 700’e çıktı. Aktif fay sayısında yaşanan yüzde 44’lük bu artışı değerlendiren Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yapısal tasarımlar ile risk analizlerindeki mevcut yaklaşımların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
RİSK YENİ OLUŞMADI SADECE DAHA NET ORTAYA KONDU
Açıklanan 700 fayın aslında her zaman var olduğunu ancak paleosismoloji alanındaki incelemelerin yeni tamamlanarak haritaya işlendiğini belirten Prof. Dr. Eyübhan Avcı, deprem riskinin harita üzerinde daha yaygın görüldüğünü söyledi. Deprem tehlikesinin birçok il için daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Avcı, riskin yeni oluşmadığını, güncellenen verilerle daha net ortaya konduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Avcı, bu durumun bina tasarımlarında sahaya özgü deprem analizleri yapılmasının önemini artırdığını belirterek, yeni projelerde güncel fay verilerinin dikkate alınması gerektiğini aktardı.

YENİ VE MEVCUT BİNALAR GÜNCEL VERİLERLE DEĞERLENDİRİLMELİ
Gelecekte oluşabilecek deprem yüklerinin doğru hesaplanabilmesi için yeni binalarda sahaya özgü analizlerin önemine değinen Prof. Dr. Avcı, mevcut binaların performans analizleri yapılırken de yeni belirlenen fayların değerlendirmeye katılması gerektiğini bildirdi. Marmara, Ege ve Doğu Anadolu bölgelerinde aktif fay hatlarının kümelendiğine dikkat çeken Avcı, fay sayısının az olduğu bölgelerin riskin düşük olduğu anlamına gelmeyeceğini, komşu illerdeki depremlerin çevre illeri etkileyebileceğini ve en büyük hasarı kötü zeminlerin alacağını ifade etti.
ZEMİN ÖZELLİKLERİ VE BELEDİYELERİN ROLÜ
Kahramanmaraş merkezli depremlerde yeni yönetmeliğe göre yapılmasına rağmen hasar alan binaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Avcı, zemin sıvılaşması veya yumuşak zemin etkisinin deprem yükünü büyüterek yapıya iletebildiğini açıkladı. Bu nedenle zemin özelliklerinin doğru analiz edilmesinin ve sahaya özgü deprem analizlerinin birçok alanda zorunlu hale getirilmesinin önemini vurguladı. Belediyelerin ruhsat aşamalarında bu analizlerin sağlıklı yapıldığını tespit etmesi gerektiğini belirten Avcı, vatandaşların “Deprem olacak mı?” sorusu yerine “Yapımı depreme nasıl uyumlu hale getirebilirim?” sorusuna odaklanarak binalarını kontrol ettirmeleri çağrısında bulundu.
The post Türkiye’de aktif fay sayısı yüzde 44 arttı! Uzman isimden çarpıcı uyarı appeared first on Kilis Egitim.